10 Mart, 2018 - İzlenme: 2139
İlim, âlimlerin azalmasıyla göklere çekiliyor.
Şimdilerde İslam’ın adını kullanarak hareket eden türlü türlü sapık fırkalar türedi. Bunlar, İslam’ın içini boşaltmak maksadıyla gece gündüz çalışıyorlar. Kimisi nifak çıkarmaya uğraşıyor, kimisi fısk u fücur içerisinde, kimisi de dini nefse uydurma gayretinde...
Cinayetler o kadar çoğaldı ki! Neredeyse ölen neden öldüğünü, hatta öldüren niye öldürdüğünü dahi bilmiyor.
Hakk’tan, hakikatten o denli uzaklaşıldı ki doğusuyla batısıyla bütün bir beşeriyet özgürlük, eşitlik ve adalet gibi kavramları yanlış yorumluyor ve bu kavramların gerçek karşılıklarını İslam’dan başka yerlerde arıyor.
Sonuç ne mi oldu? İnsanlık maddi ve manevi anlamda taşıyamayacağı kadar ağır bir yükün altına girdi. Hatta niceleri basit bir meta haline gelerek maalesef insan olmanın şeref ve haysiyetini çoktan yitirdi.
Rüşvet, zina, faiz gibi günahlar öyle ayyuka çıktı ki bu işlere bulaşmayanlar parmakla gösterilir oldu.
Hâsılı kelam, insanlık adeta freni patlamış ağır bir vasıta gibi malum sona, yani kıyâmete doğru hızla ilerliyor.
Ve zaman yaklaşıyor…
Kıyâmet, alametleriyle beraber artık iyice yaklaştığının mesajını veriyor.
O halde bizlere düşen nedir? diye soracak olursak…
Herhalde öncelikle nefsimizi masivadan ve masiyetlerden uzak tutmak, sonra da gücümüz yettiğince yakınlarımızdan başlayarak insanlığı düştüğü bu felaketten kurtarmaya çalışmak...
Gelin, vefasız dünyadan kısa da olsa bir süreliğine yüz çevirelim.
Gelin, dergimizle bir müddet soluklanalım, salâha ve felâha yelken açalım…
18 Mart, 2005
31 Ocak, 2016
06 Nisan, 2022
31 Temmuz, 2015
29 Ekim, 2017
10 Mart, 2018
25 Eylül, 2014
18 Temmuz, 2013